eleştiri

Çocuk Kahramanlarının Ortak Paydası Nedir?

By

Keloğlan, Nasreddin Hoca ve Karagöz-Hacivat’ta Mizah

Keloğlan, Nasreddin Hoca ve Karagöz-Hacivat gibi asırlar boyunca çok geniş bir coğrafyada üretilen eserlerin ortak özelliği ne yazar birliği, ne mekân birliği ne de zaman birliğidir. Bu eserlerin ortak yönü mizahtır. Size de bu durum dikkat çekici gelmiyor mu?

Geleneksel kültürümüz söze kıymet verir. Konuşmayı, söylemeyi ve anlatmayı sever. Bu, çocuklara hikâyeler yoluyla zengin bir miras kalmasına da yol açmıştır. Keloğlan, Nasreddin Hoca ve Karagöz-Hacivat gibi kahramanlar bu mirasın ilk akla gelen örnekleridir. Bu kahramanlar masal, fıkra ve meddah hikâyesi türlerinde asırlar boyunca Anadolu’da yoğrularak üretilmiş değerlerdir.

Geleneksel kültürümüzde, çocukların dünyasına sunulan bu üç ana karakterin ortak özelliğini ne yazar birliği, ne mekân birliği ne de zaman birliği oluşturur. Keloğlan, Nasreddin Hoca ve Karagöz-Hacivat tiplemelerinin buluştuğu yer mizahtır.

Yetişkinler için hayat ne kadar ciddiyse çocuk için oyun ve edebiyat da o kadar ciddi ve gerçektir. Şu farkla ki çocukların ciddiyeti yetişkinlerinki gibi asık suratlı ve somurtkan değildir. Bunu “eskiler” dediğimiz kadim kültürümüzün örücü ustaları bilmiş olacaklardır ki en önemli, en hayati, en zor konuları mizah yoluyla çocuklara izah etmeyi denemişlerdir.

Keloğlan, günümüz sözlü ve yazılı kültürüyle birlikte yapılan çizgi film ve sinema filmleri ile görsel kültürünün de önemli figürlerinden olma özelliğini korumaktadır. Ait olduğu masal türünün özelliklerini taşıyan Keloğlan’ın, insan tarafından arzu edilen hayat, bastırılan duygular ve açıklamaya korktuğu düşünceleri sembolik bir dil ile ifade ettiği görülmektedir[1]. Tüm masallar gibi “bir varmış bir yokmuş” şeklinde kalıp bir ifadeyle başlayan Keloğlan, bu kalıp ifadenin ardında koca bir hayat mücadelesini sembolik şekilde ifade eder.

Köse, dev, peri, padişah, vezir, kadı gibi düşmanları bulunan Keloğlan, bunlarla mücadele ederken aslında kötülüğün farklı yönleriyle bizleri karşı karşıya getirir, yüzleştirir. Masaldaki bu yüzleşmeler bazen, kötülükle gerçek hayatta karşılaşılmış izlenimi vererek, zor ve korkutucudur. Ancak neticede olanlar bir masalda cereyan etmektedir; yani bir “vardır” ama aslında bir “yoktur”. Kötülüğün farklı şekillerini hem var hem de yok kılabiliyorsak, durumu eğlenceli hâle getirmeye de bir engel yoktur. Bu yüzden zor ve korkutucu da olsa bütün başımıza gelenler komik şekiller alabilirler. Keloğlan, her macerasında farklı bir zorluğu “bir varmış bir yokmuş” diyerek aşarken, kötülüğün gülünç hâllerini de gösterir. Keloğlan aklı, şansı, masalsı güçlerin desteği ile iyilerin eninde sonunda kazandığını gösterir. Kötülük ise Keloğlan karşısında kaybetmeye mahkûmdur. Onun karşısında güçsüz, güçleri etkisizdir. Çocuklar da Keloğlan’ın mizah dolu yardımıyla hayatta akacakları doğru bir mecraya yönelirler.

Nasreddin Hoca ise bilge bir Anadolu mürşidini temsil eder. Zekâsını, aklını kullanarak pratik çözümler üreten Nasreddin Hoca, birtakım tabuları kaldırmaya, açık gerçekleri örten perdeleri indirmeye çalışır. Hoca, bütün bunları öyle incelikle yapar ki sanıyorum okurlar ve çocuklar önce gerçek gücün insan akıl ve zekâsından kaynaklandığını böylece fark eder. Hoca’nın incelikli sözleri, davranışları insani erdemleri, ahlaki duyarlılıkların en nazik göstergesidir. Bu nezaket, zekâvetle buluşunca ortaya çok hoş, güldürücü, güldürürken de düşündürücü sonuçlar ortaya çıkarır.

Hacivat-Karagöz bir gölge oyunu olan meddah hikâyesine dayanmaktadır. Keloğlan ve Nasreddin Hoca gibi mizah, Hacivat-Karagöz hikâyelerinin en önemli silahıdır. Hacivat-Karagöz hikâyelerinde toplum eleştirisinin yoğunlaştığını görürüz. Toplum farklı katman ve unsurları ile resmedilir. Daha doğrusu karikatürize edilir. Karikatür nasıl çizilen tiplerin belli yönlerini abartarak dikkatin oraya toplanmasını sağlarsa, Hacivat-Karagöz hikâyeleri de mesajına karikatürize bir yolla ilgi uyandırır. Gündelik hayatın içinden öne çıkarılan konuşmalar, kıyafetler, alışkanlıklar, tiplemeler ve türlü durumlar Hacivat-Karagöz oyunu sayesinde görünür kılınır. Bu oyunlar yardımıyla insan, görmeyi, fark etmeyi ve belki de böylece eleştirmeyi öğrenir.

Anadolu irfanı, çocuklar için ürettiği üç ana karakterin hamurunu mizahla yoğurmuştur. Keloğlan, kötülerin mutlaka kaybedeceğini; Nasreddin Hoca erdemlerin üstünlüğünü; Hacivat-Karagöz toplumsal eleştirinin sırlarını hep mizah yoluyla gösterir. Bu kahramanların dünyaları bir çocuğun hayat boyu karşılaşacağı sorunları kendine güvenerek, değerlerini koruyarak ve gözlemlerini geliştirerek aşacağını işaret eder. Mizah, bin bir türlü sorunu çocuğunun diline aktaran bir tercüman, bu sorunların çözümünde anahtar ve hayatı eğlenceli bir oyuna dönüştüren oyuncak olur.

Ülkemizde her çocuğun zihin duvarında, Keloğlan, Nasreddin Hoca ve Karagöz-Hacivat’ın posterleri rahatça görebileceği ve tebessüm edeceği bir çerçeve içinde asılı durmaktadır. Komik denen sihirli zamk ile insanları birbirine kaynaştırmayı de öğrenen Anadolu insanının hayat dolu bakışının bir sırrı da bu olsa gerek.


[1] Şimşek, Esma, Prof. Dr., “Türk Masallarının Millî Tipi: Keloğlan”, Akra Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, 2017, sayı 11, s. 41.

Keloğlan, Nasreddin Hoca ve Karagöz-Hacivat’ta Mizah

You may also like

Yorumunu Bizimle Paylaş

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.